İndirim beni feci kırdı !
Halil Ergün: Yaprak Dökümü’nün baÅŸrol oyuncusu çarpıcı açıklamalar yaptı. Ergün şöyle konuÅŸtu: “Bana ve diÄŸer dizilerde yıllarını bu mesleÄŸe adamış oyunculara ücret indirimi teklifiyle geldikleri için çok kırıldım ve kızdım. Kriz bahane, böylesine dizi enflasyonu olan, insanların dizilerle uyutulduÄŸu televizyon sektöründe olacağı buydu. Bir türlü birlik olamamış oyuncu ve set çalışanlarını en kolay vurma yolu ekmekleri oluveriyor. Åžimdi gelinen nokta çok acı. Sistem mantığının deÄŸiÅŸmesi gerekiyor. Bu son durum dizi saatleri ve sayısında önemli azalmalara yol açacaktır. Yapımcılar ve kanalların yaptığı hatalar yüzünden biz çalışanlara büyük bir fatura çıkartılmıştır.”
Mesleğim Yüzünden İkinci Çocuk Zor!
10 yaşında Ada isminde bir kızı bulunan Bennu Yıldırımlar, “İkinci çocuk düşünmüyorum” diyerek ekledi: Bu hayatta kendimi de doyurmalıyım ki etrafımdaki insanlara faydalı olabileyim!..
Bennu Yıldırımlar önce ‘Süper Baba’ dizisinde canlandırdığı Elif karakteriyle, ÅŸimdi de ‘Yaprak Dökümü‘ndeki Fikret karakteriyle herkesin gönlünde taht kurdu. Oyunculuktaki baÅŸarısını özel hayatında da sürdüren Yıldırımlar, 1995 yılından bu yana kendisi gibi tiyatrocu Bülent Emin Yarar ile evli ve bu evlilikten 10 yaşında Ada isminde bir kız çocuÄŸu var. Yıldırımlar, kızıyla iliÅŸkisini bu ayki ‘BebeÄŸim ve Biz’ dergisine anlattı.
İŞLER YOLUNDA!
* Çok yoğun bir iş hayatınız var. Kızınıza yeteri kadar vakit ayırabiliyor musunuz?
Anne olunca hiçbir zaman yeterlilik duygusuna eriÅŸemiyorsunuz. Ama çocuÄŸunuzla kaliteli zaman geçirmek diye bir durum var artık ve ben de bu doÄŸrultuda iyi ÅŸeyler yaparak Ada’ya vakit ayırdığıma inanıyorum. Birlikte sinema, tiyatro ve sergilere gidiyoruz. Beraber vakit geçirdiÄŸimiz zamanlarda olabildiÄŸince onun gitmediÄŸi yerlere gitmek, yapmadığı ÅŸeyleri organize etmek için bütün anneler gibi elimden geleni yapıyorum.
* Peki annelik size ne kattı. Ada ile hayatınızda ne değişti?
DoÄŸal olarak çocuktan önce ve çocuktan sonra diye bir hayatınız oluyor. Çocuktan önce ’siz merkezli’ bir hayatınız varken çocuÄŸunuz olduktan sonra tam tersi, ‘çocuk merkezli’ bir hayata adım atmış oluyorsunuz. Sizin isteÄŸinizle bir çocuk dünyaya geliyor ve bütün sorumluluÄŸu size ait oluyor. Bunu da elinizden geldiÄŸi kadar en iyi ÅŸekilde yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Ben de bir tane çocuk istiyordum. Ama ikinciyi düşünmüyorum. MesleÄŸim açısından zor, çünkü çok yoÄŸunum. Ayrıca bu hayatta kendimi de doyurmalıyım ki, etrafımdaki insanlara faydalı olabileyim diye düşünüyorum. Çünkü tam tersi bir durumda bunun acısını baÅŸkalarından çıkarabilirim. O yüzden ÅŸu an hem mesleÄŸimi yapıyor hem çocuÄŸumu yetiÅŸtiriyorum ve her ÅŸey yolunda.
* Siz de eşiniz de sanatın içindesiniz. Ada nasıl bir çocuk, sanata ilgisi var mı?
Ada’nın hiçbir zaman kulağı olmayan bir çocuk olacağına inanmadım. Çünkü eÅŸimin de benim de kulağımız iyidir. Müzisyen olması her zaman avantaj diye düşünüyorum. Ada, müziÄŸe 5.5 yaşında piyano ile baÅŸladı. Sonra sıkılır gibi oldu, ara verdik. Sonra tekrar devam etti. Konservatuvarda da piyanoyu seçeceÄŸini düşünürken keman diye tutturdu ve keman bölümüne girdi. İleride ne olur ne bilmiyoruz ama ÅŸu an keyifle devam ediyor.
* Ada’nın müzik yerine tiyatroyu seçmesini istemez misiniz?
Kızım, İş Sanat’ta ‘Bir Sergiden Tablolar’ adlı eseri sezon başından beri bir koro eÅŸliÄŸinde vokal olarak seslendirip, oynuyor. Yani klasik müziÄŸin üstüne müzikal yapıyorlar diyebiliriz. Ada o grup içinde çok mutlu..
